pazar gününün akşam üstü huzursuzluğu


 

Bu yazı tam da pazar gününün akşam üstü huzursuzluğunda yazıldı, güneşin gittiğini görmeye dayanamayıp yere düşen yaprakları izlerken.

Bu yazı tam da ekimde yani sonbaharda yazıldı. Yazın o tatil havasının sert soğuklara bıraktığı, sözlerin verildiği, sözlerin unutulduğu, gidenlerin gittiği, kalanların kaldığı, üniversite okuyanların yerleştiği, herkesin yeni bir başlangıca adapte olduğu bir zamanda yazıldı.

Ve ben böyle bir günde elinde zor kapatılmış bir bavul  ile otogardan gelen 25 yaşında bir kız gördüm, bu neydi şimdi. Böyle bir zamanda insan bir yere  gitmez, bir yerden giderdi.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir