Dini koruyacağız diye insanlığını kaybeden Ortadoğu


 

Ortadoğu’da din farklı yaşanmaya başladı, nefret kusan, cennete gitmek için insan öldürmeyi teşvik eden hocalar minberden inmez oldu. O bozucular sayesinde müslümanlar, telafisi olmayan bir iticilik ile anılır oldu. Müslüman iyi niyetli temiz kalpli olarak tarif edilirken kitaplarda, yaşamda bunların izi çok az kişi de var o kadar az ki sayılabilirler.

İyi insanlar müslümanlar, ya da şöyle demem lazım iyi insanlardı, dini yaptırımlar insanların güzel yaşaması için yetmez oldu. Dini bilgileri öyle manipüle ettiler ki kötü bir şeyi yapmak için kirlenmiş bilgiler yeterli değil artık. Devletin gücü ile bastırılmış müslümanlar olduk artık. Devletin gücü azaldığı zaman Suriye’de ve Irak’ta olduğu gibi, katliamları yapanlar hep müslümanlar. Oysa biliyoruz ki kusur İslam’da değil onu uygulayan insanlarda.

İnsanları Allah’ın dininden tiksindirdiler bizim dinimiz böyle mi Allah aşkına, aynı safta secde eden müslümanlar bile artık birbirinden nefret ediyor, bizim dinimiz nefreti yasakladı ama ilk önce biz uymuyoruz.

Ortadoğuda’ki müslüman geçinenler kendinden başkalarının yaşamasına bile tahammülleri yok. Bunlar Kafir, bunlar Haçlı, bunlar Şafi, bunlar Alevi, bunlar Ezidi… Biz biz biz! bizim dinimiz dışında olanların kafası kesilmeli, hangi hoca fetva veriyor bu insanlara?

O kafir dedikleri insanların silahını kullanıyorlar, ayakkabısını giyiyorlar, arabasını kullanıyorlar sonra kafir diye kafasını kesiyorsun. Mantık hata veriyor. bu nasıl fıkıh? öldür, kes, tecavüz et, çal sonra Allahuekber!! Bu adamlar herkesi kendi düşüncelerindeki cennete sokmaya çalışırken kendilerini cehenneme sürüklediklerinin farkında değiller.

Asıl soruAllah İslam aleminden ne istiyor?”  Cevap: Zafer istemeyin dilenin!

 

Dünyadaki bütün dinleri araştırdım eğer seçilecek bir din var ise bunun İslam olması gerektiği kanaatine vardım. Ne kadar kötü bir algı oluşturulmaya çalışılsa da siyasiler ne kadar İslam ile terörü yan yana anmaya kalksa da. Kuran’daki matematik örgüsü ve rakamlar arasında derin bağlantı bile Kuran’ın tek başına kendi kendine savunduğu kesindir. Yani Kuran’ı kimse savunamasa dahi O kendini savunacaktır. Kuran’daki ilahi zekayı görmemek için kalplerin mühürlenmiş olması gerekir.

Örneğin; Kuran’da “İsa” kelimesi 25 defa tekrarlanmaktadır. Aynı şekilde “Adem” kelimesi 25 defa tekrarlanmaktadır. Bu iki kelime sadece bir defa aynı ayet içinde ve sadece bir kere aynı sure içerisinde zikredilmiştir. Ancak kalan 23 kelime çeşitli surelerde dağınık bir biçimde zikredilmiştir. Bazı surede “Adem” kelimesi geçer, ama “İsa” kelimesi geçmez. Bazı surede ise “İsa” kelimesi geçer ama “Adem” kelimesi geçmez.

Dahası Kuran’da “erkek” ve “kadın” kelimesi 24 defa geçmektedir.

“Melek” ve “Şeytan” kelimesi 68 defa geçer.

“Fayda”  kelimesi 50 defa, “zarar” kelimesi 50 defa geçer.

“Sihir” kelimesi 60 defa, “fitne” kelimesi 60 defa geçer.

“Dünya” ve “Ahiret” kelimesi 115 defa geçer.

“Gün” kelimesi 365 defa geçer.

Peygamber Efendimiz ise 23 yıl boyunca kullandığı kelimeleri saymamıştır, sayması imkansız da çünkü hatırlayamaz.

Kuran’ın 72. suresinin son ayetinde Allah’ın her şeyi sayı olarak saydığını ve hesapladığını söyleyerek bu olaya dikkat çeker.

Kimse bu bilgileri Kuran’ın ilk çıktığı zamanlarda anlayamadı biz bunları sonradan keşfettik.

Furkan Dede
  İçime attıklarım içimden atamadıklarım.           

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dini koruyacağız diye insanlığını kaybeden Ortadoğu

log in

reset password

Back to
log in