Aşkın bedeli


Bir siyaset adamı herkese hitap edebilmeli öyle değil mi? sorunda burada sanırım, herkes kendine en iyi hitap edebilen dahası oy vermek için kendine en çok benzeyen kişilere oy verir ve destekler.

Bir ülkede onlarca millet ve milyonlarca insan var, ve bir siyaset adamı en çok oy alması için, oy verecek kişilere benzemesi, onlardan biri olması gerekli ki oy alsın.

Siyasilerin başa geldikten sonra yapacakları işler çok az kişinin dikkatin çekmekte, herkes siyasilerin kimi sevdiği ile çok ilgilenmez, kimi sevmediğiyle daha çok ilgilenir. Eğer benim sevmediğimi sevmiyorsa o siyasetçi benim adamımdır. Aşık olan birini hiç depresyona girmez, beynimiz öyle yaratılmıştır ve çılgınca dopamin salgısı üretir. Bu salgı gerçekleri görmemizi engeller ve neredeyse kafamızda uydurduğumuz birini sevmemize sebep olur. Türkiye‘de de durum aynen böyle takım tutar gibi siyasetçi tutuyor ve fütursuzca savunuyoruz. Kraldan çok kralcı olma durumu yani. Halbuki uzaktan olaylara baksak doğru ve yanlışı daha net görebilsek bizim ve bizim çocuklarımıza daha iyi bir gelecek vaad ederiz. Siyasileri ölümsüz gibi sevdiğimizden dolayı bazı zamanlarda aşkın bedelini ödetiyoruz bu ülkeye.

Bu yüzdendir ki siyasilere güvenmeyiz, aslında hareketlerini el birliği ile ürettiğimiz bir robot üretiriz ve bu taklidi en çok yapan insanı iktidar yaparız. Niye mi? siyasetle uğraşan bir insan milyonlara hitap edebiliyor ve seviliyorsa, oy aldığı kimselere kendini sevdirmek için karakterinden ödün vermiştir, çünkü biz böylelerini seviyoruz.

Furkan Dede
  İçime attıklarım içimden atamadıklarım.           

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aşkın bedeli

log in

reset password

Back to
log in